Mete Gazoz, kariyerinin en büyük hedefini şimdiden belirledi: 2028 Los Angeles Olimpiyatları’nda iki madalyayı birden kazanmak. Antalya’daki milli takım kampında konuşan olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonu okçu, bu hedefin kendisi için sıradan bir hayal olmadığını açıkça ortaya koydu. Tokyo’da bireysel, Paris’te ise takım madalyası alan Gazoz, Los Angeles’ta bu iki başarıyı aynı oyunlarda tekrarlamak istiyor. Deneyimli sporcu, olimpiyatlara hazır olduğunu ve Los Angeles’ın önceki iki olimpiyattan daha iyi geçeceğine inandığını dile getirdi. Bu iddialı sözler, Türk okçuluğunun geleceği açısından da güçlü bir mesaj niteliği taşıyor.
2026 sezonunu değerlendiren Gazoz, Dünya Kupası’nda yedi madalya kazandığını aktardı. Avrupa Şampiyonası ve Akdeniz Oyunları’nın da kendisi için verimli geçtiğini söyleyen milli okçu, takım arkadaşlarının elde ettiği derecelere de dikkat çekti. Türk okçuluğunun 2026’yı çok güçlü bir şekilde kapattığını belirten Gazoz, 2027 için rakipler üzerinde baskı kuran bir görüntü verdiklerini ifade etti. Antalya’da düzenlenen 2026 Açık Hava Avrupa Okçuluk Şampiyonası’nda Elif Berra Gökkır ile oluşturduğu klasik yay karışık takımı şampiyonluğa ulaşmıştı. Bu başarı, Gazoz’un sezon boyunca sürdürdüğü istikrarlı performansın somut göstergelerinden biri oldu.
Gazoz’un bir sonraki büyük durağı 2027 Dünya Şampiyonası olacak. Olimpiyat kotasını doğrudan dünya şampiyonu olarak almak istediğini belirten milli sporcu, erkek takım olarak da yarım kalan işi tamamlamayı amaçladıklarını söyledi. Paris sonrası performansının istediği yönde ilerlediğini vurgulayan Gazoz, her yılın bir öncekinden daha iyi geçtiğini kaydetti. 2027’nin 2026’dan daha güçlü olacağını öne süren deneyimli okçu, bunun nedenini olimpiyat kotası sürecinin başlamasına bağladı. Takım halinde kota almanın kendisi için bireysel başarı kadar önemli olduğunu sözlerine ekledi.
Dünya Kupası’nın İspanya’daki dördüncü ayak müsabakalarında son atışta altın madalyayı garantileyen altı puanlık atış, okçuluk gündeminde geniş yankı uyandırmıştı. Gazoz, bu atışın çok konuşulduğunu hatırlatarak, aslında bir şanssızlık yaşandığını anlattı. Son seride ciddi bir rüzgarın başladığını, bu nedenle okun altı puana gittiğini belirten milli sporcu, sonrasındaki tutumunu bilinçli bir mesaj olarak tanımladı. Rakiplerinin o maçı izlediğini ve tepkilerini takip ettiğini söyleyen Gazoz, ortaya çıkan görüntünün “Kaç puan almam gerekirse onu atarım” mesajı olduğunu ifade etti. Bu sözler, sporcunun psikolojik üstünlük kurma konusundaki farkındalığını da gözler önüne serdi.
Okçuluğun Türkiye’de ivme kazanmasından memnuniyet duyduğunu belirten Gazoz, Red Bull’un bir okçuya sponsor olmasının sadece ülke sınırlarında değil, dünya çapında ses getirdiğini söyledi. Bu tür işbirliklerinin okçuluk sporunu dünya genelinde daha önemli bir konuma taşıyacağını savunan milli sporcu, branşın gelişimi adına bu adımları değerli bulduğunu dile getirdi. Gazoz’un açıklamaları, hem bireysel hedeflerini hem de Türk okçuluğunun kurumsal gelişimini birlikte ele alması bakımından dikkat çekici bir çerçeve çizdi. Genç okçular için de motivasyon kaynağı olan bu sözler, sporun geleceğine dair güçlü bir perspektif sundu.





