Orta Doğu’da enerji arzına dönük endişeler sürerken Brent petrolün varil fiyatı yeniden 100 doların üzerine tırmandı. Bu hareketin asıl nedeni, ABD ile İran arasındaki jeopolitik gerilimin kısa sürede yatışmayacağı yönündeki kanaat. Piyasa oyuncuları, gerginliğin en azından ABD’de kasım ayında yapılacak Kongre ara seçimlerine kadar devam edebileceğini hesaplıyor. Böyle bir tabloda petrol fiyatlarında beklenen gevşeme de rafa kalkmış durumda. Savaşın uzaması ihtimali, petrol fiyatlarından enflasyona, faizlerden tahvil getirilerine uzanan bir fiyatlama zincirini yeniden masaya getirdi.
Enerji maliyetlerindeki bu yükseliş, tek başına değil ama ABD’den gelen güçlü ekonomik verilerle birleşince enflasyonist baskıları daha da görünür kılıyor. Ülkede imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi eylülde 57 seviyesine çıkarak 52 ayın zirvesini gördü ve piyasa beklentilerini aştı. Hizmet sektörü PMI ise aynı dönemde 58,7 ile 59 ayın en yüksek değerine ulaştı. Bu veriler, ABD Merkez Bankasının sıkı para politikasını sürdürebileceği beklentisini besliyor. Analistler, ekonominin güçlü kalması ile yükselen enerji maliyetlerinin Fed üzerindeki etkisine işaret ediyor.
Para piyasalarındaki fiyatlamalara göre gelecek ay Fed’in politika faizini 25 baz puan yükseltme olasılığı yüzde 70’e kadar çıktı. Fed yetkililerinden gelen mesajlar da bu yöndeki beklentiyi güçlendiriyor. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michael Barr, hedefe ulaşılmasına ilişkin risklerin arttığını, iş gücü piyasasına dönük risklerin ise azaldığını söyledi. Barr, enflasyonun hedeflenen seviyeye inmesi için ek politika ayarlamaları gerekebileceğini de ekledi. Bu açıklamalar, faiz artırım beklentisini destekleyen en somut sinyaller arasında yer aldı.
Tahvil tarafında ise sert bir yükseliş var. Enflasyon kaygılarının kuvvetlenmesi ve tahvil ihalesine gelen talebin cılız kalması, ABD’nin 10 yıllık tahvil getirisini yüzde 5,135’e taşıdı. Bu, Temmuz 2007’den bu yana görülen en yüksek seviye. Mayıs 2024’ten bu yana en yüksek noktaya çıkan ABD’nin 2 yıllık tahvil faizi ise yüzde 4,947 oldu. Analistler, 2 yıllık getirinin Fed’in para politikasına dair beklentilere daha duyarlı olduğunu, 10 yıllık getirinin ise enflasyonun kalıcılığına ilişkin beklentilerden daha fazla etkilendiğini belirtiyor.
New York’ta düzenlenen Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu kapsamındaki diplomatik temasların yoğunlaşacağı beklentisiyle haftaya pozitif başlayan küresel piyasalar, görüşmelerden henüz beklenen sonuçların çıkmamasıyla temkinli bir seyre döndü. ABD ekonomisinin güçlü seyrini koruduğuna işaret eden veriler ile Orta Doğu’da enerji arzına ilişkin risklerin sürebileceği endişesi, risk iştahını sınırlı tutuyor. Ticaret cephesinde ise olumlu bir gelişme yaşandı; Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile temaslar sürüyor. Petrol fiyatı, Fed beklentisi ve tahvil getirisi üçlüsü, küresel piyasalarda yönü belirleyen ana başlıklar olmayı sürdürüyor.





