Milli Eğitim Bakanlığı, okul binalarını afetlere karşı daha güvenli hale getirmek amacıyla kapsamlı bir iş birliği sürecini başlattı. Bu doğrultuda 15 farklı üniversiteyle ortak bir protokol üzerinde anlaşma sağlandı. Yapılan bu anlaşma, eğitim kurumlarının yapısal sağlığını bilimsel temellere dayanarak ele almayı hedefliyor. Protokolün imza töreni, Mogan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli’nde düzenlenen bir etkinlikle tamamlandı. Törene katılan akademisyenler ve bakanlık yetkilileri, iş birliğinin kapsamı hakkında katılımcılara detaylı bilgiler aktardı.
Yeni iş birliği modeli, Bakanlığın saha deneyimi ile üniversitelerin akademik bilgi birikimini tek çatı altında toplamayı öngörüyor. Türkiye genelindeki 81 ilde bulunan tüm eğitim yapıları ve eklentileri bu kapsamda değerlendirmeye alınacak. Okulların deprem gibi doğal afetlere karşı direncinin artırılması ve risklerin önceden tespit edilmesi ana hedefler arasında yer alıyor. Ayrıca binaların yapısal güvenlik analizlerinin gerçekleştirilmesi de protokolün öncelikli başlıklarından birini oluşturuyor. Her üniversite için çalışma yürüteceği farklı bir bölge belirlenirken, bu bölgelerin tespitinde öğrenci yoğunluğu ve yapı stokunun durumu dikkate alındı. Bu sayede kaynakların daha verimli dağıtılması planlanıyor.
Protokolün uygulama alanı oldukça geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Binaların bakım, onarım ve yenileme ihtiyaçlarının belirlenmesinin yanı sıra yapı envanterlerinin oluşturulması da çalışmalar arasında bulunuyor. Risk önceliklendirmesi yapılırken, bu süreçte araştırma-geliştirme faaliyetlerine ağırlık verilecek. Üniversiteler, eğitim yapılarında gözlemsel ve detaylı incelemelerde bulunma yetkisine sahip olacak. Bunlara ek olarak malzeme testleri, zemin etütleri ve olası hasar tespit çalışmaları da yürütülebilecek. Söz konusu süreçler, alanında uzman akademik ekiplerin refakatinde ilerleyecek.
Enerji verimliliği ve yangın güvenliği gibi konular da protokol kapsamında ele alınacak başlıklar arasında. Yetkililer, erişilebilirlik düzenlemeleri ve yapı sağlığının sürekli izlenmesi konularında da teknik danışmanlık desteği sağlayacak. Bu çalışmalardan elde edilen verilerin bilimsel yöntemlerle analiz edilmesi bekleniyor. Toplanan verilerin Bakanlığın karar destek sistemlerine ve afet yönetimi stratejilerine önemli katkılar sunması öngörülüyor. Aynı zamanda süreç boyunca üniversitelerdeki ilgili bölümlerin öğrencilerinin de saha çalışmalarına dahil edilmesi planlanıyor.
Üniversitelerle yürütülen teknik iş birliğinin ilk somut sonuçları ise bu yıl içinde alındı. Pamukkale, Fırat ve Karadeniz Teknik Üniversiteleri ile başlayan süreçte başlangıçta 646 binanın incelenmesi hedeflenmişti. Saha ekiplerinden gelen ek talepler doğrultusunda bu sayı artırıldı ve yaklaşık 900 bina yerinde detaylı olarak incelemeye alındı. Yapılan değerlendirmeler ve deprem tahkikleri sonucunda, incelenen binalardan 396’sı için yıkım kararı çıkarıldı. Diğer yapılar için ise güçlendirme projeleri hazırlanması ve valiliklere gerekli bildirimlerin yapılması süreci başlatıldı. Bu iş birliği modeli sayesinde sahadaki tespit ve analiz çalışmalarının hız kazandığı ve süreçlerin çok daha verimli ilerlediği vurgulanıyor.





