İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için çıktığı New York yolculuğunu birkaç saatte tamamladı. Programın bu denli kısa tutulması, Tel Aviv yönetiminin Batı başkentleriyle yaşadığı gerilimin Somut bir sonucu olarak okunuyor. Netanyahu’nun temas listesinde ABD Başkanı ile bir görüşme yer almadı. İsrail basınına yansıyan bilgilere göre heyetin New York’ta herhangi bir Amerikalı siyasi figürle randevusu bulunmuyordu. Uzun yıllar İsrail ile yakın ilişkiler yürüten Batı ülkelerinin liderlerinin de programda yer almaması, ziyaretin diplomatik ağırlığını düşürdü.
İsrail’in Lübnan’a dönük saldırıları ve işgal altındaki Batı Şeria’daki uygulamaları, Batı başkentleriyle var olan gerginliği derinleştirdi. Fransa ile İngiltere’nin de aralarında bulunduğu birçok ülke, geçen yıl Gazze’ye düzenlenen saldırıların ardından BM Genel Kurulu’nda Filistin Devleti’ni tanımıştı; bu durum Tel Aviv açısından ağır bir diplomatik tablo yarattı. Bu yıl da benzer bir izolasyon dalgası gündemde. İsrail’in 27 Ekim’de sandık başına gitmeye hazırlandığı bir dönemde, işgal altındaki Batı Şeria’da ordu ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırıları yoğunlaştı. Tel Aviv yönetimi, yasa dışı E1 yerleşim projesini devreye almak için harekete geçti.
Doğu Kudüs’ü Batı Şeria’dan koparmayı ve bölgenin kuzeyi ile güneyi arasındaki bağlantıyı kesmeyi amaçlayan proje, başta İngiltere olmak üzere Batı başkentlerinde sert karşılık buldu. İngiltere, Kanada ve aralarında 12 Batı ülkesinin bulunduğu grup içinde bazı hükümetler yasa dışı Yahudi yerleşimlerine yaptırım kararı aldı. Bazıları ise yaptırım niyetini açıkça dile getirdi. Londra’nın kararına Tel Aviv’in yanıtı gecikmedi. İsrail, İngiltere’nin işgal altındaki Doğu Kudüs’teki Filistin nezdindeki konsolosluğunu kapatma yoluna gitti. Kiryat Gat’taki temsilcilerin çıkarılması, Filistin Yönetimi’nin güvenlik güçlerine dönük faaliyetlere katılımın durdurulması da bu yanıtın parçaları oldu. Ayrıca büyük kısmı milletvekili olan 12 İngiliz vatandaşının ülkeye girişi yasaklandı.
Bu gerginlik ortamında Netanyahu, New York’a gitmek üzere perşembe sabahı ülkeden ayrıldı. Ziyaretin fiilen birkaç saatle sınırlı kalması, İsrail basınında seyahatin diplomatik verimliliği tartışmasını beraberinde getirdi. Ülke basınında yer alan değerlendirmelerde, başbakanın BM Genel Kurulu marjında liderlerle buluşması için yürütülen çalışmaların zorlu geçtiği aktarıldı. Netanyahu’nun geçmiş yıllarda olduğu gibi New York sokaklarında protestolarla karşılaşabileceği de bu yorumlara eklendi. İsrail Başbakanlık Ofisi ise haberlerin ardından bir açıklama yayımladı. Açıklamada, ziyaret sırasında “birçok dünya liderinin görüşme talebinde bulunduğu ancak yoğun programı nedeniyle bu taleplerin sadece bir kısmının karşılanabildiği” öne sürüldü ve görüşme takvimi paylaşıldı.




