SON DAKİKA

DÜNYA

Teknoloji Hisseleri ve Diplomatik İyimserlik Piyasaları Yükseltiyor

Yapay zeka ve yarı iletken şirketlerine yönelik yatırımların karşılık bulacağına dair beklentiler, küresel borsalarda alım iştahını güçlendirdi. Yeni ürün lansmanlarının sürmesi, bu teknolojilere olan talebin kalıcı olduğu yönündeki tahminleri destekledi. Bu şirketlerin hisseleri, iyimserlik dalgasıyla değer kazandı. Piyasalardaki hareketlilik yalnızca şirket bilançolarıyla sınırlı kalmadı. Jeopolitik cepheden gelen sinyaller de risk iştahını besleyen ikinci bir kol oldu.

ABD Başkanı Donald Trump’ın, bu hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için New York’a gelmesi beklenen İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile görüşmeye açık olduğunu belirtmesi, tansiyonun düşebileceği yönündeki beklentileri artırdı. Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında yapılacak temaslardan yapıcı sonuçlar çıkabileceğine dair iyimserlik de bu tabloyu güçlendirdi. İki ayrı diplomatik kanaldan gelen olumlu sinyaller, yatırımcıların riskli varlıklara yönelmesini kolaylaştırdı. Bu hava, teknoloji hisselerindeki yükselişle birleşince küresel piyasalar gün boyu pozitif bir seyir izledi. Diplomatik açılımın somut bir adıma dönüşüp dönüşmeyeceği ise henüz netlik kazanmadı.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, yapay zeka geliştiricilerinin faaliyetlerinin sonuçlarından sorumlu tutulması gerektiğini açıkladı. Federal hükümetin bu şirketlere hukuki sorumluluk koruması sağlamayacağını dile getiren Bessent, son dönemde Çinli yetkililerle gümrük vergileri, ekonomi ve yapay zeka başlıklarını görüştüğünü ifade etti. İran ile yaşanan çatışmanın ne kadar süreceğine dair bir tahmin yapamayacağını söyleyen Bessent, “23 Eylül’de bütün İran hava yolu şirketlerinin dünya genelindeki faaliyetleri durdurulacak.” dedi. Faiz oranlarının, İran ile çatışmaların sona ermesinin ardından düşmesini beklediğini de sözlerine ekledi. Bakanın açıklamaları, teknoloji şirketlerine yönelik düzenleme baskısının sürebileceği sinyali olarak okundu.

Enerji tarafında ise Suudi Arabistan’ın Basra Körfezi’nde petrol yüklemelerini hafta sonu boyunca keskin biçimde artırdığı yönündeki haberler, maliyet kaynaklı enflasyonist baskıların hafifleyebileceği umudunu doğurdu. Vadeli Brent petrolün varil fiyatı önceki gün yüzde 3,4 gerileyerek 100,3 dolara kadar indi, yeni günde 101 dolar seviyesinin üzerinde dengelendi. Petrol fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi 4 baz puan azalarak yüzde 4,92’ye geldi. Tahvil faizlerindeki gerileme, riskli varlıklara yönelik talebi destekleyen bir diğer unsur oldu. Enerji maliyetlerindeki gevşeme, merkez bankalarının manevra alanını genişletme ihtimalini de gündeme taşıdı.

ABD Merkez Bankası yetkililerinin mesajları da yatırımcıların radarında kaldı. Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, arz şoklarının tekrarlanması ve kalıcı hale gelmesi durumunda merkez bankasının bunu görmezden gelemeyeceğini, ekonomik sıkıntıya yol açabilecek bir yanıt vermek zorunda olduğunu vurguladı. Bu değerlendirme, para politikasında temkinli duruşun korunabileceğine işaret etti. St. Louis Fed Başkanı Alberto Musalem’in açıklamaları ise piyasalar tarafından yakından izlenen bir diğer başlık oldu. Yetkililerin şahin tonu, hisse senedi tarafındaki iyimserliği tamamen silmedi ancak faiz patikasına dair belirsizliği canlı tuttu. Yatırımcılar, hem teknoloji hem de jeopolitik cepheden gelen haber akışına göre pozisyon almaya devam etti.

İlgili Makaleler