ABD Başkanı Donald Trump, Avrupa Birliği’nin Kanada’yı ilk “ortak üyesi” yapma önerisine sert çıktı. Trump, bu girişimi “düşmanca bir eylem” olarak değerlendirdi ve birliğe ciddi tarifeler uygulama ya da ticaret ilişkilerini tamamen kesme tehdidinde bulundu. Gazetecilere konuşan Trump, “çok ciddi tarifeler koyabileceğini veya Avrupa ile ticaret yapmayı durdurabileceğini” söyledi. ABD Başkanı ayrıca ortak üyelik fikrini “gülünç” olarak nitelendirdi. Trump, Avrupa’nın niyetinin temiz olması halinde bir sıkıntı görmeyeceğini, ancak kötü niyet tespit edilmesi durumunda AB’ye ağır tarifeler uygulayacaklarını belirtti.
Tartışmanın fitili, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in çarşamba günü yaptığı çağrıyla ateşlendi. Von der Leyen, Kanada Başbakanı Mark Carney’e teknoloji, savunma ve ticaret alanlarında daha yakın iş birliği teklif etti. Teklifte Kanada’nın AB’nin ilk “ortak üyesi” olması fikri de yer aldı. Von der Leyen bu açıklamayı, Carney’nin Avrupa Parlamentosu’na hitap etmesinden bir gün önce yaptı. AB yetkilisi, demokrasilerin uluslararası kurallara dayalı sistemde bir kırılmayla karşı karşıya olduğunu savundu. Brüksel ile Ottawa arasındaki yakınlaşmanın bu nedenle gerekli olduğunu dile getirdi.
Kanada ile AB arasında hâlihazırda bir ticaret anlaşması ve çok sayıda ikili anlaşma bulunuyor. Ancak Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönmesiyle birlikte ilişkiler yeni bir boyut kazandı. Trump’ın hem Kanada hem de AB’ye yönelik vergi artırımları, iki taraf arasındaki bağları güçlendirdi. ABD Başkanı’nın Kanada’nın ABD’nin 51. eyaleti olacağına dair defalarca yaptığı açıklamalar da bu yakınlaşmayı hızlandıran etkenler arasında. Trump’ın AB’ye dönük eleştirileri, Ottawa’nın alternatif ortaklık arayışlarını hızlandırmış görünüyor.
27 üyeli AB’nin daha önce hiç “ortak üyelik” kategorisi bulunmuyordu. Norveç ve İsviçre gibi ülkelerle, bu ülkelerin birçok AB kuralına uymasını sağlayan derin ekonomik entegrasyona izin veren yakın bağlar mevcut. Ancak ortak üyeliğin tam olarak ne anlama geldiği henüz netleşmiş değil. Özellikle Kanada’nın AB pazarıyla ilişkisinin nasıl şekilleneceği belirsizliğini koruyor. Von der Leyen’in çağrısı, mevcut yapının dışında yeni bir formül arayışı olarak dikkat çekiyor.
Trump’ın tehditleri, transatlantik ilişkilerde yeni bir gerilim dalgası yarattı. ABD Başkanı’nın tarife ve ticaret kesintisi uyarıları, Avrupa başkentlerinde soğuk karşılandı. Kanada tarafından ise henüz resmi bir yanıt gelmedi. Carney’nin Avrupa Parlamentosu’ndaki konuşmasında bu konuya nasıl değineceği bilinmiyor. AB’nin ortak üyelik teklifinin hukuki çerçevesi de belirsizliğini koruyor. Brüksel’in bu fikri nasıl somutlaştıracağı sorusu yanıt bekliyor.





