SON DAKİKA

EKONOMİ

Yeni Şafak’ın OVP Değerlendirmesi: Hedefler ve Geçmiş Performans Arasındaki Uçurum

Yeni Orta Vadeli Program’ın duyurulmasının hemen ardından, iktidar cephesine yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak gazetesinde kaleme alınan bir yazı, ekonomi yönetimine dönük eleştirileri okurların gündemine taşıdı. Özgür Bayram Soylu imzasını taşıyan metin, programda ortaya konan hedefleri geçmişteki icraatla yan yana koyarak alaycı bir üslupla tartışmaya açıyor. Yazıda, geçmişte tam isabetle tutturulduğu ileri sürülen hedeflere gönderme yapılarak, gelecek için çizilen pembe tabloya duyulan kuşku açıkça ortaya konuyor. Bu eleştiri, ekonomi yönetiminin sicilini sorgulatması yönüyle öne çıkıyor. Metin, yeni programın vadettiği sayılarla geçmişte sapma yaşanan hedefler arasındaki açığı okuyucunun hafızasına yeniden taşıyor.

Yazının en sarsıcı kısmını, ekonomi yönetimi adına sıralanan “özür” ifadeleri meydana getiriyor. Bu bölümde enflasyon hedefinden uzaklaşılması, tek haneli enflasyon beklentisinin ötelere ertelenmesi ve yüksek geçim pahalılığının devam etmesi eleştiriliyor. Kamu emekçilerine uygulanan toplu sözleşme oranlarının öngörülen enflasyonun gerisinde kalması da metinde kendine yer buluyor. Büyüme hedefinin aşağı çekilmesi ve bunun istihdam kayıplarını beraberinde getirmesi de eleştirilen başlıklar arasında sıralanıyor. Bunun yanı sıra tüketici kredileri ile kredi kartlarına peş peşe getirilen kısıtlamaların dar gelirli kesimi sıkıştırdığı savunuluyor.

İşsizlik verilerine dair değerlendirmeler de yazının öne çıkan bölümünde yer alıyor. Resmi rakamların işgücü piyasasındaki gerçek durumu yansıtmadığı, geniş tanımlı işsizliğin yüzde 31’e yaklaştığı iddia ediliyor. Metinde, kayıtlı işsizlik oranının düşük gösterilmesine rağmen sahada bambaşka bir tablonun bulunduğu dile getiriliyor. Gıda enflasyonunun Avrupa ve OECD ülkeleri arasında ilk sıraya yerleştiği, AB ortalamasının katbekat üzerinde seyrettiği de ifade edilen eleştiriler arasında. Bu tespitler, yazının ekonomi yönetimine dönük en sert kısmını meydana getiriyor.

Metnin genel çerçevesi, yeni programın hedef ve taahhütlerinin geçmişteki performansla test edilmesi gerektiği düşüncesi üzerine oturuyor. Yazar, geleceğe yönelik iyimser öngörülerin inandırıcılığını sorgularken, geçmişte yaşanan sapmaları dayanak alıyor. Bu tutum, ekonomi yönetiminin güvenilirliğine ilişkin bir tartışmayı da beraberinde getiriyor. Programın açıkladığı sayılarla sahadaki gerçeklik arasındaki fark, eleştirinin ana omurgasını oluşturuyor. Yazı, iktidara yakın bir yayın organında çıkması sebebiyle ayrıca yankı uyandırıyor.

Tartışma, yeni OVP’nin kamuoyuna sunduğu hedeflerin ne derece gerçekçi olduğu sorusunu gündeme getiriyor. Ekonomi yönetiminin geçmişteki taahhütleriyle bugünkü performansı arasındaki mesafe, yazının temel dayanağını oluşturuyor. Enflasyon, büyüme, işsizlik ve gelir dağılımı gibi başlıklar, metinde birbirine bağlı biçimde ele alınıyor. Yazıda dile getirilen eleştiriler, geniş kesimlerin günlük geçim sıkıntısıyla ilişkilendirilerek sunuluyor.

İlgili Makaleler