Yeni eğitim-öğretim yılının hemen başında SOL Parti, eğitim sistemine dair kapsamlı bir açıklama yayımladı. Parti, sistemin özelleştirme, dinselleştirme ve çocuk işçiliği ekseninde dönüştürüldüğünü savundu. Açıklamanın ana eksenini, eğitimin piyasa ilişkileri ve dini yapılar üzerinden yeniden kurgulandığı iddiası oluşturdu. Parti, bu dönüşümün yalnızca teknik bir tercih değil, ülkenin geleceğini ilgilendiren siyasi bir müdahale olduğunu öne sürdü. Bu çerçevede, geleceğin bir avuç patrona ve gerici yapıya bırakılmaması gerektiği vurgulandı. SOL Parti, bilimsel, laik ve kamusal eğitim vurgusunu öne çıkararak eğitim hizmetlerinin patronların ve dini yapıların ihtiyaçlarına göre düzenlenmesine karşı çıkılacağını bildirdi.
SOL Parti, eğitimin okul öncesinden üniversiteye kadar tümüyle parasız olması gerektiğini belirtti. Tüm öğrencilere ücretsiz ve sağlıklı okul yemeği sağlanması talep edildi. Kamu okullarında bağış, aidat, kayıt parası ve katkı payı adı altında velilerden ücret alınmasına son verilmesi istendi. Parti, okul öncesi eğitimin zorunlu ve ücretsiz hale getirilmesi gerektiğini savundu. 4-6 yaş Kur’an kurslarının okul öncesi eğitimin yerine geçirilmesine tepki gösterildi. Bu taleplerin gerekçesi, eğitime erişimin ailelerin gelir düzeyine ve çocukların ailelerinin dini aidiyetine bırakılmaması gerektiği düşüncesiyle açıklandı.
Açıklamada, küçük çocukların eğitim hakkının Diyanet’e, vakıflara, tarikat yapılarına ya da özel okul işletmelerine devredilemeyeceği ifade edildi. Parti, Mesleki Eğitim Merkezlerini çocuk işçiliği fabrikaları olarak nitelendirdi. MESEM’lerin kapatılması gerektiği vurgulandı. Meslek ortaokulları ve yeni mesleki eğitim modelleriyle çocukların daha erken yaşlarda çalışma hayatına yönlendirildiği belirtildi. Bu uygulamaların, çocukların okuldan koparılarak ucuz işgücüne dönüştürülmesi anlamına geldiği savunuldu. Zorunlu eğitim süresinin kısaltılmasına yönelik tartışmalara da karşı çıkıldı.
SOL Parti, zorunlu eğitimin kaldırılmasının özellikle yoksul ailelerin ve kız çocuklarının eğitimden kopmasına yol açabileceği uyarısında bulundu. Karma eğitimin ve zorunlu eğitimin tartışmaya açılması ile MESEM ve yeni mesleki eğitim modellerinin yaygınlaştırılmasının aynı dönüşümün parçaları olduğu belirtildi. Partiye göre bu başlıklar birbirinden bağımsız değil; eğitimin kamusal niteliğini aşındırmayı hedefleyen bütünlüklü bir yönelimin görünümleri. Parti, eğitim sisteminin AKP iktidarı döneminde parça parça özelleştirildiğini ve tarikatların etkinliği altına sokulduğunu öne sürdü. Bu süreçte özel okulların kamulaştırılması da gündeme getirildi. Açıklamada 100 bin öğretmen ataması yapılması çağrısı yer aldı. Öğretmen açığının kapatılması ve atamaların kamusal eğitimi güçlendirecek biçimde planlanması gerektiği ifade edildi.
Parti, tarikat ve şirketlerle yapılan protokollerin iptal edilmesini istedi. Açıklamada, bilimsel, laik ve kamusal eğitim sistemini hedef alan bu yeni saldırı dalgası karşısında ülkenin geleceğinin bir avuç patrona ve gericiye bırakılmasına rıza gösterilmeyeceği kaydedildi. SOL Parti, zorunlu, kamusal ve karma eğitimden vazgeçmeyeceğini duyurdu. Eğitimdeki dönüşüme karşı mücadele başlıklarını sıralayan parti, taleplerini kamuoyuyla paylaştı. Parti, bu başlıkların yalnızca seçim dönemine özgü talepler olmadığını, eğitimin kamusal ve bilimsel niteliğini korumaya dönük kalıcı bir mücadele hattı oluşturduğunu bildirdi.





