SON DAKİKA

EKONOMİ

Petrol Fiyatları 100 Doları Aşarak Piyasaları Sarstı

Orta Doğu’da savaşın uzama ihtimali enerji arzına dair endişeleri canlı tutuyor. Brent petrolün varili yeniden 100 dolar eşiğinin üzerine tırmandı. Bu yükseliş, küresel piyasalarda enflasyon, faiz ve tahvil getirisi üçgenini tekrar gündeme taşıdı. Yatırımcıların risk alma iştahı bu tablo karşısında belirgin şekilde zayıfladı. Fiyatlardaki sert hareket, kasım ayında ABD’de düzenlenecek Kongre ara seçimlerine kadar jeopolitik gerilimin dinmeyeceği yönündeki kanaatle birleşti.

ABD ile İran arasındaki anlaşmazlığın kısa vadede çözülmeyeceği değerlendirmesi ağırlık kazandı. New York’ta Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu kapsamında yürütülen diplomatik temaslardan arzu edilen sonucun çıkmaması, piyasalardaki temkinli havayı besledi. Haftaya iyimser bir başlangıç yapan piyasalar, görüşmelerin ilerlememesiyle yönünü aşağı çevirdi. Petrol tarafında beklenen gevşeme bir türlü gelmedi. Enerji maliyetlerindeki bu katılık, küresel enflasyon görünümünü de doğrudan etkiliyor.

ABD ekonomisinin gücünü koruduğuna dair son veriler, fiyat baskılarının sürebileceğine işaret ediyor. İmalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi eylülde 57 değerine ulaşarak 52 ayın zirvesini gördü. Hizmet sektörü endeksi ise 58,7 ile 59 ayın en yüksek seviyesine çıktı. Her iki veri de piyasa beklentilerinin üzerinde geldi. Bu tablo, ABD Merkez Bankasının (Fed) şahin duruşunu koruyabileceği yönündeki endişeleri kuvvetlendirdi. Analistler, güçlü ekonomi ile yükselen enerji faturasının bankayı sıkılaştırma tarafına ittiğini dile getiriyor.

Fed yetkililerinin açıklamaları da bu yöndeki beklentileri destekledi. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michael Barr, enflasyon hedefine ulaşma yolundaki risklerin arttığını, iş gücü piyasasına dair risklerin ise azaldığını söyledi. Barr, hedeflenen seviyeye dönüş için ek politika ayarlamalarına ihtiyaç duyulabileceğini belirtti. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed’in gelecek ay politika faizini 25 baz puan artırma olasılığı yüzde 70’e yükseldi. Bu oran, yatırımcıların sıkılaşma beklentisini ne kadar ciddiye aldığını gösteriyor.

Tahvil piyasasında da sert hareketler yaşandı. ABD’nin 10 yıllık tahvil getirisi, Temmuz 2007’den bu yana en yüksek seviyesine yüzde 5,135 ile ulaştı. 2 yıllık tahvil faizi ise Mayıs 2024’ten beri en yüksek noktası olan yüzde 4,947’ye çıktı. Analistler, 2 yıllık getirinin Fed’in para politikası beklentilerine daha duyarlı olduğunu, 10 yıllık getirinin ise enflasyonun kalıcılığına ilişkin beklentilerden daha çok etkilendiğini kaydetti. Tahvil ihalelerine gelen zayıf talep, satış baskısını derinleştirdi.

Ticaret cephesinde nispeten olumlu bir gelişme de yaşandı. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 11 yıl aradan sonra ABD’ye resmi ziyaret gerçekleştirdi. ABD Başkanı Donald Trump, üç günlük ziyaret için Washington’a gelen mevkidaşını karşıladı. İki lider arasındaki temaslar, ticaret müzakerelerinde yeni bir dönemin kapısını aralayabilir. Ancak enerji fiyatlarındaki yüksek seyir ve Fed’e dair sıkılaşma beklentileri, piyasaların ana gündem maddesi olmayı sürdürüyor.

İlgili Makaleler