Aile sağlığı merkezlerinde kullanılan Aile Hekimliği Bilgi Sistemi’ndeki aksaklıklar, sahada ciddi bir iş yükü krizine dönüştü. Reçete yazma, tetkik isteme ve aşı takibi gibi temel işlemlerde yaşanan sorunlar, sağlık çalışanlarının günlük düzenini alt üst etti. İstanbul Tabip Odası ve Birlik ve Dayanışma Sendikası, bu tabloyu yerinde tespit etmek için harekete geçti. İki kurum, sistemin kullanıcılar üzerindeki etkisini ölçen kapsamlı bir araştırma başlattı. Araştırmanın ilk sonuçları, sorunun tek tek merkezlerle sınırlı olmadığını gösterdi.
İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Emrah Kırımlı, sistemdeki geçiş sürecinin ardından sahada ciddi bir karmaşa yaşandığını söyledi. Sağlık Bakanlığı’nın tüm çalışanları kendi yazılımını kullanmaya yönlendirdiğini öne süren Kırımlı, daha önce lisanslı programlarda geniş destek ekiplerine kolayca ulaşılabildiğini anlattı. Yeni yapıda ise teknik bir arıza çıktığında muhatap bulmakta zorlandıklarını ifade etti. Kırımlı, “Karmaşık ekranlar içinde çalışanlar kayboluyor” diyerek sistemin kullanım zorluğuna dikkat çekti. Yazılımın kurulabilmesi için belirli bir şirketin işletim sisteminin belirli bir sürümünün şart koşulduğunu da sözlerine ekledi.
Kırımlı’nın aktardığı saha gözlemleri, iş yükünün herkes için arttığını ortaya koyuyor. Yapılan işlemlerin kayıtlarında sorunlar çıktığını belirten Kırımlı, çalışanların program hatalarıyla boğuştuğunu dile getirdi. Çocukların aşıları yapılmış olmasına rağmen sistemde yapılmamış gibi göründüğünü, hastaların bilgilerinin ekranda yer almadığını söyledi. Destek ekibine ulaşılamaması, sorunların çözülmesini daha da güçleştiriyor. Bu durum, hem sağlık çalışanlarının moralini hem de hizmetin sürekliliğini olumsuz etkiliyor.
Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, SB-AHBS’nin kullanımına ilişkin Türkiye genelinde geniş kapsamlı bir kullanıcı deneyimi araştırması yürüttüklerini açıkladı. Mehlepçi, elde ettikleri verilere göre sağlık emekçilerinin sistemin bugünkü haliyle benzer sıkıntıları yoğun biçimde yaşadığını söyledi. Programın, çalışanların rutin düzenini ve işleyişini büyük ölçüde aksattığını belirten Mehlepçi, açık uçlu yanıtların sahadaki manzarayı net biçimde yansıttığını ifade etti. Hazırladıkları kapsamlı raporu yakında Sağlık Bakanlığı ve kamuoyuyla paylaşacaklarını duyurdu.
Sistemdeki kesintiler, teknik bir arızanın ötesinde, sağlık hizmetinin kalitesini doğrudan etkileyen bir sorun olarak duruyor. Reçete ve tetkik süreçlerindeki aksamalar, hastaların tedaviye erişimini geciktirebiliyor. Aşı takibindeki hatalar ise koruyucu sağlık hizmetlerinde ciddi riskler barındırıyor. Sağlık çalışanları, bir yandan hastalara yetişmeye çalışırken diğer yandan sistemin hatalarıyla mücadele ediyor. Bu ikili yük, mesleki tükenmişliği de beraberinde getiriyor.
İki kurumun başlattığı araştırma, sorunun boyutunu rakamlarla ortaya koymayı amaçlıyor. Elde edilen veriler, sistemin kullanıcı dostu olmadığını ve iş akışını yavaşlattığını gösteriyor. Sağlık çalışanlarının ortak şikayetleri, çözüm arayışlarının da merkezinde yer alıyor. Sendika ve tabip odası, hazırladıkları raporu kamuoyuyla paylaşarak konunun gündemde kalmasını hedefliyor. Raporun açıklanmasının ardından Sağlık Bakanlığı’nın atacağı adım ise belirsizliğini koruyor.




